“Ben senin yaşındayken” ifadelerinden kaçının!
Çocukların başarısının ve güzel davranışlarının övülmesi, psikolojilerini olumlu yönde etkiler. Başkalarının yanında tenkit etmek, onu küçümsemek ve başkalarını örnek göstermek ise çocuğun üzerinde olumsuz etkiler yaratır. İşte Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul’dan ailelere öneriler…
Erken yaşlardaki ruhsal bunalımların bireyde ömür boyu iz bırakabilecek olumsuz etkilere neden olduğu unutulmamalı.
Sevginizi belli edin!Çocuğunuzun yaratıcılığını geliştirmesine yardım edin. Şımartma korkusuyla hareket etmeyin, sevdiğinizi belli edin, sevmemekle tehdit etmeyin. Yargılamayın ve önce dinleyin. Hatalarınızı itiraf etmekten çekinmeyin. Yaşamın çirkin yanlarını ondan saklamayın, kendisine güvenmeyi öğretin.
“Ben senin yaşındayken” ifadelerinden kaçının!
Mutlu bir gençlik için ailelerin ve öğretmenlerin kendi gençlik dönemlerini hatırlayarak davranışlarını yönlendirmeleri gereklidir. İletişime “Ben senin yaşındayken” ifadeleriyle başlamaktan kaçının.
Gencin kişiliğine saygı gösterin, öfkeli olduğu zaman alttan alın. Kimlerle arkadaşlık ettiğini gözlemleyin. Sizi eleştirmesine karşı gelmeyin. İzin isteklerini sürekli reddetmeyin. Tehditlerini ciddiye alın. Sürekli derslerini sormayın.
Birçok ruhsal problemin beraberinde fiziksel rahatsızlıkları da getirdiğinin unutulmaması gereklidir.
www.bebekbutigim.com
30 Mayıs 2013 Perşembe
7 Mayıs 2013 Salı
Hamilelik ve doğum süreci - www.bebekbutigim.com
Hamilelik ve doğum süreci hakkında ki yazımıza ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayın.
http://www.bebekbutigim.com/hamilelik_ve_dogum
http://www.bebekbutigim.com/hamilelik_ve_dogum
Hamilelikte egzersiz - www.bebekbutigim.com
Hamilelikte egzersiz ile ilgili makalemize ulaşmak için linke tıklayınız.
http://www.bebekbutigim.com/hamilelikte_egzersiz
http://www.bebekbutigim.com/hamilelikte_egzersiz
1 Mayıs 2013 Çarşamba
Çocuklarda ki saldırgan davranışlar - www.bebekbutigim.com
Çocuklarda ki Saldırgan Davranışlara Dikkat!
Çocuklarda sık görülen davranış bozukluklarından biridir. Çok küçük yaştaki çocuklar için; saç çekme, vurma, tükürme, eşyaları fırlatma, tekme atma… henüz karşısındaki insanı ne kadar incittiğinin bilincine tam olarak varamadığı için normalken, büyüdükçe bu belirtiler kaybolmuyor ve etki alanı giderek genişliyor , sinirli, geçimsiz, gergin, kavgacı… bir görünüm sergiliyorsa ailenin bu durumu dikkate alması ve erken müdahale hayat kurtarır inancıyla psikolojik bir yardım alması gerekir.
Saldırganlığın nedenleri oldukça geniş kapsamlıdır. Erkek çocuklarda daha fazla görülmesi, küçük yaşlarda şirin görüldüğü için saldırgan davranışlara müsamaha gösterilmesi, hatta bazı ailelerde bu davranışların ödüllendirilmesi, erkek adam kavga eder, erkek adam küfür eder, sana biri vurursa altta kalayım deme, dayak yiyerek eve gelme gibi olumsuz yaklaşımlarla çocuğun saldırganlığa büsbütün özendirilmesi, aile içinde çocuğun fiziksel ve duygusal istismarı, koşullu sevgi içinde büyümesi, sürekli olarak birileriyle kıyaslanması, çocuğun öz benliğine saygı duyulmaması, yaptığı işlerin sıkça olumsuz yönden eleştirilmesi, anne babanın tutarsız bir görünüm sergilemesi, anne baba arasında eş güdüm olmaması, olumsuz televizyon programlarını ve internet sitelerinden çocuğun korunmaması…. Ve daha niceleri çocuğun saldırgan davranışlar göstermesinin altında yatan sebeplerdir.
Çocuklar yetişkinleri model aldığından önce anne babaların kendi davranış repertuarlarını gözden geçirmeleri, saldırgan davranışlara maruz kaldıklarında çocuğa uygun bir dille ne hissettiklerini-ne yaşadıklarını anlatmaları, hem bireysel davranışlarında hem de anne baba olarak tutarlı davranmaları, koşulsuz sevmeyi öğrenmeleri, çocuğu fiziksel veya duygusal istismardan korumaları, internet kullanımlarını kontrol altında tutmaları, yaşına uygun televizyon programlarını izlemesine izin vermeleri, çocukla kaliteli zaman geçirmeleri, sakinken konuşma alışkanlığı geliştirmeleri, çocuğun yaptığı işlere saygı duymaları ve onu teşvik etmeleri, sade olumlu davranışları pekiştirmeye özen göstermeleri, çocuğa enerjisini rahatça boşaltabileceği aktiviteler yapma imkanı sunmaları faydalı olacaktır.
Çocuklarda sık görülen davranış bozukluklarından biridir. Çok küçük yaştaki çocuklar için; saç çekme, vurma, tükürme, eşyaları fırlatma, tekme atma… henüz karşısındaki insanı ne kadar incittiğinin bilincine tam olarak varamadığı için normalken, büyüdükçe bu belirtiler kaybolmuyor ve etki alanı giderek genişliyor , sinirli, geçimsiz, gergin, kavgacı… bir görünüm sergiliyorsa ailenin bu durumu dikkate alması ve erken müdahale hayat kurtarır inancıyla psikolojik bir yardım alması gerekir.
Saldırganlığın nedenleri oldukça geniş kapsamlıdır. Erkek çocuklarda daha fazla görülmesi, küçük yaşlarda şirin görüldüğü için saldırgan davranışlara müsamaha gösterilmesi, hatta bazı ailelerde bu davranışların ödüllendirilmesi, erkek adam kavga eder, erkek adam küfür eder, sana biri vurursa altta kalayım deme, dayak yiyerek eve gelme gibi olumsuz yaklaşımlarla çocuğun saldırganlığa büsbütün özendirilmesi, aile içinde çocuğun fiziksel ve duygusal istismarı, koşullu sevgi içinde büyümesi, sürekli olarak birileriyle kıyaslanması, çocuğun öz benliğine saygı duyulmaması, yaptığı işlerin sıkça olumsuz yönden eleştirilmesi, anne babanın tutarsız bir görünüm sergilemesi, anne baba arasında eş güdüm olmaması, olumsuz televizyon programlarını ve internet sitelerinden çocuğun korunmaması…. Ve daha niceleri çocuğun saldırgan davranışlar göstermesinin altında yatan sebeplerdir.
Çocuklar yetişkinleri model aldığından önce anne babaların kendi davranış repertuarlarını gözden geçirmeleri, saldırgan davranışlara maruz kaldıklarında çocuğa uygun bir dille ne hissettiklerini-ne yaşadıklarını anlatmaları, hem bireysel davranışlarında hem de anne baba olarak tutarlı davranmaları, koşulsuz sevmeyi öğrenmeleri, çocuğu fiziksel veya duygusal istismardan korumaları, internet kullanımlarını kontrol altında tutmaları, yaşına uygun televizyon programlarını izlemesine izin vermeleri, çocukla kaliteli zaman geçirmeleri, sakinken konuşma alışkanlığı geliştirmeleri, çocuğun yaptığı işlere saygı duymaları ve onu teşvik etmeleri, sade olumlu davranışları pekiştirmeye özen göstermeleri, çocuğa enerjisini rahatça boşaltabileceği aktiviteler yapma imkanı sunmaları faydalı olacaktır.
Bebeğin zekası iletişimde gizli - www.bebekbutigim.com
Bebeğin zekası iletişimde gizli
Küçük bebeğinizin ileride zeki bir insan olması sizin elinde desek ne yapardınız?
Aklınıza öyle çok pahalı ve çetrefilli yöntemler gelmesin hemen. Bunun için ihtiyacınız olan sadece biraz sabır ve bebeğinize ayıracağınız biraz zaman. Bebeğin gelişiminin insanlarla iletişime geçmeye bağlı olduğuna vurgu yapan Dr. Nilüfer Toprakçı, ebeveynlere bu iletişimi güçlendirmeleri için bazı önerilerde bulunuyor…
Adım adım iletişim
• Yenidoğan bebeğinizle göz teması kurun, gözlerinin açık olduğu o değerli anları kaçırmayın.
• Bebeğinizle konuşun, ona bir şeyler anlatın.
• Bebeğinizi emzirin. Anne sütünün yararları yanında, beslenme seansları bebekle göz göze gelme, konuşma, şarkı söyleme fırsatı yaratacaktır.
• Bazı mimikler yapın, yüzünüzü komik şekillere sokun. 1-2 günlük yenidoğan bebekler bile yüz hareketlerini taklit edebilirler.
• Aynada kendisini görmesini sağlayın.
• Onu gıdıklayın, gülmesini sağlayın.
• Birlikte yürüyüşlere çıkın. Etrafta gördüklerinizi, duyduklarınızı ona anlatın. Onu markete, alışverişe, parka götürün.
• Ona şarkılar söyleyin. Bu, sizin uydurduğunuz bir şarkı da olabilir.
• Ona müzik dinletin. Bazı çalışmalarda, müzik ritmlerini öğrenmenin ileride matematik öğrenmeyi kolaylaştırdığı gösterilmiş.
• Bir şey yapmadan önce, ona ne yapacağınızı söyleyin (Şimdi ışığı kapatıyorum…gibi) Böylece, neden-sonuç ilişkisi kurmaya başlayacaktır.
• Ona kitap okuyun, resimleri gösterin, her şeyin adını söyleyin.
• Değişik dokulu kumaşları, giysileri ellemesini sağlayın, onları cildine değdirin.
• Yiyecekleri ellemesine, kendini beslemeye çalışmasına izin verin.
• Hareketlenip emeklemeye başladığında, yerde yastıklar, oyuncaklarla engelli bir parkur oluşturun.
• Ona masal anlatın.
• Televizyonu kapatın.
• Banyo sırasında, plastik kaplara su doldurup boşaltmasına, suyla oynamasına izin verin.
Küçük bebeğinizin ileride zeki bir insan olması sizin elinde desek ne yapardınız?
Aklınıza öyle çok pahalı ve çetrefilli yöntemler gelmesin hemen. Bunun için ihtiyacınız olan sadece biraz sabır ve bebeğinize ayıracağınız biraz zaman. Bebeğin gelişiminin insanlarla iletişime geçmeye bağlı olduğuna vurgu yapan Dr. Nilüfer Toprakçı, ebeveynlere bu iletişimi güçlendirmeleri için bazı önerilerde bulunuyor…
Adım adım iletişim
• Yenidoğan bebeğinizle göz teması kurun, gözlerinin açık olduğu o değerli anları kaçırmayın.
• Bebeğinizle konuşun, ona bir şeyler anlatın.
• Bebeğinizi emzirin. Anne sütünün yararları yanında, beslenme seansları bebekle göz göze gelme, konuşma, şarkı söyleme fırsatı yaratacaktır.
• Bazı mimikler yapın, yüzünüzü komik şekillere sokun. 1-2 günlük yenidoğan bebekler bile yüz hareketlerini taklit edebilirler.
• Aynada kendisini görmesini sağlayın.
• Onu gıdıklayın, gülmesini sağlayın.
• Birlikte yürüyüşlere çıkın. Etrafta gördüklerinizi, duyduklarınızı ona anlatın. Onu markete, alışverişe, parka götürün.
• Ona şarkılar söyleyin. Bu, sizin uydurduğunuz bir şarkı da olabilir.
• Ona müzik dinletin. Bazı çalışmalarda, müzik ritmlerini öğrenmenin ileride matematik öğrenmeyi kolaylaştırdığı gösterilmiş.
• Bir şey yapmadan önce, ona ne yapacağınızı söyleyin (Şimdi ışığı kapatıyorum…gibi) Böylece, neden-sonuç ilişkisi kurmaya başlayacaktır.
• Ona kitap okuyun, resimleri gösterin, her şeyin adını söyleyin.
• Değişik dokulu kumaşları, giysileri ellemesini sağlayın, onları cildine değdirin.
• Yiyecekleri ellemesine, kendini beslemeye çalışmasına izin verin.
• Hareketlenip emeklemeye başladığında, yerde yastıklar, oyuncaklarla engelli bir parkur oluşturun.
• Ona masal anlatın.
• Televizyonu kapatın.
• Banyo sırasında, plastik kaplara su doldurup boşaltmasına, suyla oynamasına izin verin.
Bebek banyosu nasıl yaptırılmalı - www.bebekbutigim.com
Bebek banyosu nasıl yaptırılmalı ?
•Odanın sıcak olduğundan emin olun.
•Banyo süresince kullanılacak olan tüm banyo malzemeleri bir araya toplayın.
•Temiz bir bebek küvetine ılık su koyun. (suyun sıcaklığı el bileğinize damlattığınız da yakmayacak şekilde olmalıdır)
•Bebeği banyo minderinin veya yüzeydeki ince havluların üzerine yerleştirin.
•Havlu veya battaniyeye örtülmüş olarak tutun.
•Kısa bir süre bile olsa asla bebeğinizi yalnız bırakmayın. Eğer birşey unutmuşsanız, bebeği bir havluya sarın ve onu da yanınızda götürün.
•Bebeğin yüzü ile başlayın. Her iki gözünü de ıslatılmış temiz pamuk toplarını kullanarak silin, burun köprüsünden başlayın sonra gözün köşesinden dışa doğru silin.
•Yüzünün geri kalanını yumuşak ve nemli bir bezle sabunsuz olarak yıkayın.
•Kulağının dışta kalan kıvrımlarını yumuşak bezle temizleyin. Bebeğin kulak kanalına pamuklu çubuk sokmayın.
•Yumuşak bir beze bir miktar bebek sabunu ekleyin ve bebeğin boynundan aşağısına nazikçe silin. Temiz bir ıslak bezle durulayın. Göbek bağının ıslanmadığından emin olun.
•Son olarak, şampuan ile başını yıkayın. Suyla yıkayarak temizleyin, bebeğin yüzüne su gelmemesine dikkat edin: Bebeği sırtından kolunuzla sıkıca tutun ve dirseğinizle ve elinizle boynunu destekleyin, başını su ile yıkamak için yüksek bir musluk kullanabilirsiniz.
•Ovalamak gerekli değil, ama çoğu bebek banyo sırasında kollarına ve bacaklarına nazikçe masaj yapılmasından hoşlanırlar.
•Bebeği başlıklı havluya sarın ve temiz bebeğinizi kucağınıza alıp okşayın.
•Doktorunuz tarafından önerilen kordon bakım direktiflerini takip edin.
•Bebeğinizin saçlarını taramak için yumuşak bebek tarağı kullanın. Yanma riskinden dolayı saç kurutma makinesi kullanmayın.
•Bebeğinize banyo yaptırırken ilk birkaç dakikada bebeğin ağlaması beklenir. Genellikle o kadardır çünkü banyo onun için yeni bir deneyimdir. Ama eğer bebeğiniz banyo sırasında aniden ağlamaya başlarsa, suyun sıcak veya soğuk olmadığından veya bebeğinizin gözüne sabun kaçmadığından emin olmak için kontrol edin.
Hamilelikte diş çürükleri - www.bebekbutigim.com
Hamilelikte çürük diş anne karnındaki bebeği etkiliyor
Hamilelikte diş sağlığı çok önemli çünkü eğer ağzınızda çürük dişleriniz varsa bundan anne karnındaki bebekte etkilenebiliyor.
Uzmanlar, çürük dişlerin, ağız ve diş hastalıklarının anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkilediği konusunda uyarıyor ve anne adaylarının ağız ve diş sağlığına dikkat etmeleri uyarısında bulunuyor.
bebeklerin annenin aldığı gıdalarla beslenir, tüketilen gıdalar çürük dişteki bakterilerin çiğnenmesi ile mideye, buradan da kan yolu ile bebeğe ulaşıp gelişimini olumsuz yönde etkiler.
Çocuk sahibi olmak isteyen anne ve baba adaylarının hamilelik öncesinde mutlaka ağız ve diş sağlığı muayenesi yaptırmasını gerekmektedir, varsa çürük ve diş eti rahatsızlıkları mutlaka giderilmelidir.
Annelerin hamilelik döneminde de 6 ayda bir mutlaka diş hekimi kontrolünden geçmesi gerekir .Bilindiği üzere hamile kadınların bebekleri annenin aldığı gıdalarla beslenir. Bebeği anne beslediği için hamilelerin çok dikkatli olması gerekir. Annenin yediği gıdalar çürük olan dişlerdeki bakterilerle birlikte mideye ve oradan da kan yoluyla bebeğe ulaşır. Bu bakterilerin bebeğe ulaşması gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum bebekte akut kalp romatizması ve böbrek hastalıklarına neden olabilir. Bunun önlenmesi için hamileliğe karar verildikten sonra anne ve baba adaylarının mutlaka ağız ve diş muayenesi yaptırmaları, çürük ile diş eti rahatsızlığı varsa giderme yolunu seçmeleri gerekir. Bunun haricinde hamile kadınların zaman zaman diş hekimine görünerek kontrol yaptırması lazım. Çünkü ağızdaki bazı hormonal değişiklikler sonucu asit oranında değişim olur. Asit oranının artması çürüklerin daha erken ve sık olmasına sebep olur. Bu durum hamileliğe bağlı olarak diş eti gingivitisinin (iltihaplanması) gelişmesine sebep olur.
Hamileliğin 1. ve 3. dönemlerinde yapılan diş tedavileri bebek açısından sıkıntı doğurur. İlk üç aydaki müdahaleler düşüklere, son üç aydaki müdahaleler ise erken doğuma neden olacağından dolayı bu dönemlerde müdahalelerden kaçınılmalıdır. Uzmanlar hamile bayanların bu tür tedavilerini 2. dönem olarak nitelendirilen 3. ve 6. aylarda yaptırmalarını öneriyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






